Rize Ticaret Borsası verilerine göre, Türkiye’de 2025 yılında 1 milyon 338 bin ton yaş çay işlenirken, bu üretimden yaklaşık 256 bin ton kuru çay elde edildi. Yaş çayın yüzde 61,46’sı yani 822 bin 717 tonu ÇAYKUR, yüzde 38,54’ü yani 515 bin 945 tonu ise özel sektör tarafından işlendi.
Açıklanan istatistiklere göre 2025 yılında 822 bin 717 ton yaş çay ÇAYKUR, 515 bin 945 ton yaş çay ise özel sektör tesislerinde işlendi. Son beş yıllık veriler incelendiğinde, Türkiye’de yaş çay işleme miktarının yıllık ortalama 1 milyon 370 bin ton seviyesinde gerçekleştiği görüldü. 2025 yılı rekoltesi ise bir önceki yıla göre yüzde 7,68 oranında düşüş gösterdi.
Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan, rekolte düşüşündeki nedenlerin arasında makinalı tarımın uygun bir biçimde yapılmadığını da dile getirerek “Bir önceki yıla kıyasla yaşanan sınırlı gerilemede: iklim kaynaklı verim düşüklüğü, makineli tarımın evsafa uygun yapılmaması, çay bahçelerinde uygulanan yanlış budama yöntemleri, yanlış gübreleme ve toprak yapısının bozulması gibi sebepler yer almaktadır” dedi.
Son beş yıllık veriler, çay sektörünün hacim açısından istikrarlı bir yapıya sahip olduğunu ortaya dile getiren Erdoğan “Son beş yıllık yaş çay işleme verileri, Türkiye çay sektörünün hacim açısından istikrarlı, ancak katma değer ve verimlilik açısından dönüşüme ihtiyaç duyan bir yapıda olduğunu açıkça göstermektedir. Önümüzdeki dönemde sektörde başarı, daha kaliteli ve daha rekabetçi çay üretme kapasitesine bağlı olacaktır. Çayımızı gelecek 100 yıllara taşımak istiyorsak; topraktan başlayarak son tüketime kadar tüm süreçlerde sürdürülebilir yöntemler geliştirmek zorundayız. Bugün iç piyasadaki tüketim üretimimizi karşılamakta; ancak araştırmalar, genç nüfusun çay tüketim alışkanlıklarının azaldığını göstermektedir. Değişen dünya ile birlikte yeme-içme alışkanlıkları da değişmektedir. Bu nedenle sektör olarak şimdiden gerekli adımları atmalı; yeni neslin tüketim tercihlerine uygun, inovatif ve katma değerli çay ürünleri geliştirmeliyiz. Unutulmamalıdır ki ülkemizde üretilen çaylarda herhangi bir pestisit bulunmamaktadır. Bu önemli avantaj, kalite ve inovasyonla birleştiğinde Türk çayının dünya çay pazarında çok daha güçlü bir konuma ulaşması mümkündür” ifadelerini kullandı.






















