ASAYİŞ
Giriş Tarihi : 08-08-2025 20:14   Güncelleme : 08-08-2025 21:25

MHP Rize İl Başkanı İhsan Alkan'dan çay zammı açıklaması

MHP Rize İl Başkanı İhsan Alkan, çay sektöründe üreticinin korunması ve çayın stratejik değerinin korunması gerektiğini belirterek, yaş çayın kilogram fiyatının en az 50 TL, kuru çayın ise 500 TL seviyesine çıkarılması gerektiğini söyledi.

MHP Rize İl Başkanı İhsan Alkan'dan çay zammı açıklaması

Haber: Aleyna Zaimoğlu

Milliyetçi Hareket Partisi Rize İl Başkanı İhsan Alkan, gazetecilerle bir araya geldiği toplantıda Rize’de çay tarımının geçmişten bugüne sosyoekonomik etkilerini değerlendirerek, çayın yalnızca bir tarım ürünü değil, bölge için stratejik bir değer taşıdığını ifade etti. Geçmişte çayın iyi gelir getirdiği yıllarda Rizelilerin belediye, karayolları ve köy hizmetleri gibi kurumlarda çalışmaya ihtiyaç duymadığını hatırlatan Alkan, “Çay, öyle bir değer buldu ki bu şehirde; Rize’de köy hizmetlerinde, karayollarında, belediyelerde Rizeliler çalışmaktan kendilerini geri tutar, çalışmazdı. Dolayısıyla çevre illerden; Artvin’den, Bayburt’tan, Trabzon’dan birçok aile buraya gelip Rizeli hemşerilerimizin çalışmadığı bu alanı doldurur ve ekmek yerlerdi. Dolayısıyla biz çaydan ekmek yedik. Bu çay iyi para etmeseydi, Rizeli köy hizmetlerinde çalışacaktı. Benim babam da buraya gelmeyecekti mesela, köy hizmetlerinde çalışmamış olacaktı. Ben burada büyümemiş, yaşamamış olacaktım; ya Artvin’de kalacaktım ya da başka bir şehre göç etmek zorunda kalacaktım. Çay iyi para etti, değerini bulunca adam dedi ki: “Ben çayımı kesiyorum zaten.” Fabrikaya bile işe girmedi. Eski il başkanlarımızla sohbet ettiğimiz zaman –ben yaşım gereği rahmetli Nihat Mete’yle sohbet etme imkânı bulamadım– örnek vereyim; Nusret Karaca vardı, Anavatan Partisi’nin il başkanlığını yapmıştır, kendisiyle sohbet ediyorum. Zorla “ÇAYKUR’a yazılacaksın” diye insanları yazdırdıkları zamanlar vardı. Yazılmak istemiyorlardı, “Ne edeceğim? Ben zaten paramı alıyorum” diyorlardı.” dedi.

Makineleşme, arazi bölünmeleri ve verim kayıplarıyla birlikte çayın birçok aile için artık ek gelir kaynağı haline geldiğini belirten Alkan, “Tabii, zaman geçtikçe makineli tarıma geçilince biraz daha çay toplama hızları arttı. Bunun yanında çay arazilerimiz bölününce artık çay, ailelerimiz için de geçim kaynağı olmaktan bir nebze geçti; bir ek gelir haline geldi. Aslında bu tehlike geçmişten belliydi ama bununla alakalı önlemler almamız lazımdı. Şimdi geçmişin hatalarını konuşmaya gerek yok, fakat şunu bilmemiz lazım: Bugün 3 kilo çay kullandığımızı düşünelim; ÇAYKUR’un en kaliteli çayı beyaz çay içmiyorsak, en kaliteli siyah çaya 200 liradan 600 liraya kadar para veriyoruz. Çayla alakalı sorunu çözebilmek için şöyle düşünmek lazım: Çayın toplanması, alınması, alım yerlerinden taşınması, daha sonra çayın kaliteli işlenmesi ve ardından pazarlanması… Bunların hepsi ayrı ayrı başlıklar altında toplanmalı. Bunun üretici ayağı var, ÇAYKUR ayağı var, özel sektör ayağı var. Şimdi çayımızın yüzde 50’sini ÇAYKUR alıyor, yüzde 50’sini özel sektör alıyor. Ne dersek diyelim, 19 liraya çay alan özel sektörlerden bahsettik; zorla vermiyoruz ama vermek zorunda kalıyoruz, en iyi alternatifi bulup veriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Çayın toplanması, işlenmesi ve pazarlanmasının ayrı başlıklar halinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Alkan, çayın yüzde 50’sinin ÇAYKUR, yüzde 50’sinin ise özel sektör tarafından alındığını hatırlattı. Özel sektörün düşük fiyat politikası ve ödemelerde yaşanan sorunlara değinen Alkan, “çay verip iki sene sonra kuru çay aldığımız, çay parasını alamadığımız zamanları da ben bir Rize evladı olarak hatırlıyorum. Bugün, evet, çayla alakalı güzel ve doğru bir politika yapıldığı için 20 yıldır Rize’de bu anlamda Adalet ve Kalkınma Partisi’nin hem genel seçimlerde hem yerel seçimlerde –Cumhurbaşkanımızın memleketi olmasının da etkisiyle– çok ciddi bir üstünlüğü var. Rizeli de bunu görüyor, ama bu sorunları sürekli halının altına ata ata bir yere geldik. Bunu söylediğimiz zaman arkadaşlarımız şöyle görmesin; beni çok eleştirdiler. Ben bunu diğer siyasi parti il başkanlarına da söyledim: Ben Rizeliyim, Rize’de siyaset yapıyorum. Çayın yüzde 66’sı Rize’de; Tirebolu’dan başlayan, Muratlı’ya kadar giden noktada üretiliyor ve biz bundan ekmek yiyoruz. Eğer üreticilerimizin ekmek yemesini istiyorsak çayı, olduğu fiyattan çok daha yukarıya çıkarmalıyız. Bugün bir kilo kuru çayın en az 500 lira, yaş çayın ise en az 50 TL olması lazım. En azını söylüyorum; çünkü 3 kilo tereyağı kullanılan bir yerde 1,5 kilo çay kullanıyoruz, bu İç Anadolu’da da böyle. 3 kilo tereyağı kullanıyoruz. Çay önemli bir ürün, sadece bu bölgede var. Tereyağı dediğimiz şey, ineğin olduğu her yerde var; çay ise sadece bizim bölgemizde var.” diye konuştu.

Başkan Alkan konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi;
“Bu bölgedeki çay tarımımızı kaliteli yapabilirsek, eğer kendi iç piyasamıza dair bunu halihazırda yettiremediğimiz halde… Ne yapıyoruz? Plansız bir şekilde hareket ediyoruz. Yurttaşlarımıza da kızmıyorum; bir şekilde alan açıyoruz. 3 kez kesiyoruz, sahiller sıcak olduğu zaman 4 kere kesiyoruz. Gerçekten güzel bir tarım ürünü, para kazandıran bir tarım ürünü. Biz şartlarımızı toparlayıp bir masanın etrafında buluşabilirsek bir noktaya geliriz.

Şimdi bir siyasi parti bir kanun hazırlıyor, kanun içerisine bir madde koyuyor, getiriyor Meclis’e, diyor ki: “Biz bu maddeyi getirdik.” Bu madde, işte çay kanunu teklifi… Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi milletvekilleriyle reddedildi. Kardeşim, sizin kanun çıkarma yetkiniz yok; millet size bu yetkiyi vermemiş. Buradan kanun çıkarma yetkisini bu millet iktidar partisine vermiş, Cumhur İttifakı’na vermiş. Yani her hazırladığınıza evet dememizi istiyorsanız, bizim hazırladıklarımıza da evet demeniz lazım.

Çay stratejik bir ürün. Çay kesinlikle böyle bir noktaya atılabilecek bir ürün değil. “Enflasyon içerisinde şu zammı, bu zammı alır” diye tartışmamıza gerek yok. Çayı değerine getirebilmeliyiz. Çayı da değerine getirebilmemiz için hep beraber istemeliyiz. Son 6 yılda benden başka kuru çaya zam isteyen bir siyasetçi de görmediniz herhalde.

Bununla alakalı da şehirde, 2009’da talimat verildiği zamanı hatırlıyorsunuz. Hepinizden istirham ediyorum. Bugünü konuşmuyorum; 4 Eylül 2019’dan sonra 3,5 sene bu şehirde kavga ettim. Bakan talimat verdikten sonra Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Çay İhtisas Fakültesi rektörüne talimat verdi. 3,5 yıl kavga ettim, yazılar yazdım, çıktım; “Kanun hazırlanıyor, kime sordunuz?” dedim. Ziraat odası başkanları, ticaret odası başkanları, borsa başkanları… Hiç kimse cevap veremedi.

En son kanun hazırlandı, imzalandı, gitti. Çıktım dedim ki: “Hata bende, kanunu ben hazırlamışım, haberim yok; ben imza atmamıştım.” İmza atanlardan sonra ortalık ayağa kalktı. Konuşuyorum; eskiyi konuşmak için değil, hatırlatmak için söylüyorum. İsim vererek ateş ettim, isim vererek söyledim bunları; yani bu insanlar Rizeli’ye ihanet ediyor dedim. Üç-beş kişiyle beraber bu kanunu hazırlıyorlar ve ne oldu? Bir yerden döndü. “Rizeli’den ne saklıyorsunuz?” dedim, cevap veremediler.

Çayın fiyatının arttırılması lazım. Ben genel müdürümüzü samimi buluyorum ama ÇAYKUR’un iyi yönetildiğini düşünmüyorum. Bunda şahısların bir önemi yok; siyasetin de bizim çokça işe karışmamızın etkisi olduğunu, bu anlamda buraları karıştırdığımızı düşünüyorum. Sendikacıların zaten her anlamda buraları karıştırdığını, üçe beşe böldüğünü düşünüyorum. Kimse kusura bakmasın, samimi cevap veriyorum. Sadece ÇAYKUR’la alakalı düşünmüyorum; sendikalardaki mevcut düzende öncelikle onların bir araya gelmesi lazım.

İyi yönetildiğini düşünmüyorum ve ÇAYKUR’un artık 21. yüzyıla uygun bir hale getirilmesi lazım. Evet, fabrikalarımızda kapasitelerimizi artırıyoruz, makinelerimizi yeniliyoruz. Ben bunu en son bakanımız geldiği zaman da böyle izah ettim; gelecek bir noktada ileriye doğru gitmeliyiz. Pazarlaması başka bir bölüm olmalı ve yönetim kurulu başkanlığı, iki tarafın da üstünde başka bir hâlihazırda belirlenen bir yapı olmalı; yani denetlenebilmeliler. Bunun çözümünü ancak böyle yapabiliriz.

Her yıl Sayın Cumhurbaşkanımız burada… Allah razı olsun, her yıl yaş çaya gelen zam miktarında kuru çaya da bunun yüzde 80’i kadar zam gelmesini istiyoruz.”

Baş editörBaş editör

hfehmidemir